derbi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
derbi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2026 Çarşamba

The Stadium!


The Stadium

Have you ever entered an empty stadium? Try it. Stand in the middle of the field and listen. There is nothing less empty than an empty stadium. There is nothing less mute than stands bereft of spectators.

At Wembley, shouts from the 1966 World Cup, which England won, still resound, and if you listen very closely you can hear groans from 1953 when England fell to the Hungarians. Montevideo’s Centenario Stadium sighs with nostalgia for the glory days of Uruguayan soccer. Maracanã is still crying over Brazil’s 1950 World Cup defeat. At Bombonera in Buenos Aires, drums boom from half a century ago. From the depths of Azteca Stadium, you can hear the ceremonial chants of the ancient Mexican ball game. The concrete terraces of Camp Nou in Barcelona speak Catalan, and the stands of San Mamés in Bilbao talk in Basque. In Milan, the ghosts of Giuseppe Meazza scores goals that shake the stadium bearing his name. The final match of the 1974 World Cup, won by Germany, is played day after day and night after night at Munich’s Olympic Stadium.


King Fahd Stadium in Saudi Arabia has marble and gold boxes and carpeted stands, but it has no memory or much of anything to say.”

― Eduardo Galeano, Soccer in Sun and Shadow


Ben de şunu sorardım bunun üstüne Eduardo’cuğım hayatta olsaydı. “Sen hiç saygı duruşunda bütün tribünün ana avrat ölüye küfrettiği bir stadyuma gittin mi? “

Bak şimdi geliyor klişe: “hayır seversin sevmezsin….


Sevmem, ben de Volkan Demirel’i sevmem. Hiç sevmem. Bak o Hatay depreminde bir an var; telefonundan vidyo attığı,  göz yaşları içinde dehşeti yaşarken gördüğümde yanımda bir insan evladı ağzını açıp küfürü geç, en ufak bişey diyecek olsa ağzının ortasına çarpardım yani. 


Küfür ne abi? Siz kafayı mı yediniz? Kendinizi mi

kaybettiniz? Hayır toplum olarak çok etik düşkünü olduğumuz söylenemez de bi ölümüze saygımız vardır inanışımızda, onu da mı yalan ettiniz şuursuzlar. Ahlak yoksunları…çüş yani.

Hayır 10 yıldır şampiyon olamıyosunuz,  bari süper kupayı alın diye turnuva icad ediliyor, elimizden geleni yapıyoruz boynunuz bükülmesin diye. efendi gibi alıp gitseniz olmaz çünkü. Şu anlamsız baskıdan bi kurtulsanız, sizden başka herkes kazanıyor siz insanlığınızı kaybediyorsunuz göremiyor musunuz kuş beyinliler? 


Tribünler duyguyu çoğaltırdı, coşardı, öfkelenirdi ama insandı özü; tribünler artık duyguyu çoğaltmıyor, yönlendirilen bir gösteriyi çoğaltıyor. Stadyumlar, hafızayı taşıyan mekânlar olmaktan çıkıp, değerleri ve ritüelleri sınayan alanlara dönüşüyor. Sen. sen,  sana diyorum. yanındakinin küfür etiğini duyduğunda çarpamadın mı ağzına iki tane? 


İsminden gayrı hiç bir olumlu özelliği olmayan hafızasız bu stada bravo pek anlamlı bir hafıza yüklediniz gelecek nesiller için. böyle devam 👏

Not: 2-0 yenildiniz diye ağzına geleni söylüyorsun diyenlere:

O kupadan bizde 17 tane mi ne var. Deli etmeyin insanı.


19 Mayıs 2019 Pazar

re re re ra ra ra!

Yine saçma sapan bir lig sezonu oldu. Allah biliyor, Başakşehire kendi sahamızda kupa kaldırtcaklar diye aklım çıktı. Öldüm öldüm hala kendime gelemedim tam,dirildim diyemiyorum.
Ama ne maçtı? Kaç gol attık sayamadım. Artık bu maçı da hakemle aldınız demezler herhalde. Yine de işte söylüyorum bu takımdan hiç haz etmedim bu sezon. Gönlümdeki cimbom bu değil kesin.
Hoca kaç maç tribünde kalcak bu sefer acep?  Bu arada hep beraber çıkmayı nasıl başarıyorlar onu hiç çözemiyorum. Hocayı görünce Hasan Allahın emri diyorum da Necatisine kadar tüm kadro pes... Çok komikler yani. Bu kaçıncı be kardeşim bi tecrübe kazanır insan o an gelince biri yerine oturur değil mi ama yok! Cümbürcemaat girecez olaya illa. Neyse öyle veya böyle şampiyonluk pek yakışır cimboma hayırlı olsun diyelim. Bu lige çok bileyiz.

3 Kasım 2018 Cumartesi

drifter'ın düşünce balonu;

Derbinin 11'i sahaya çıktığı an:
- Belhanda mı o? Hoca çok yanlış baştan söyleyeyim!

ilk Golü attıktan sonra:
Hoca şu Belhanda'yı değiş gözünü seveyim golü de attık. Bak milletin sinirleri zıpladı artık.

ikinci golü attıktan sonra:
Hoca hadi ama Belhanda'yı al feguliyi filan sok. Donku öne çek; forvet oynasın zaten Donk bence.
bak bi gol yersek dağılırız çok fena beni dinle.

ilk gölü yedikten sonra:
vara yoğa var! tövbe estaaafuru
Eh Muslera! iş mi yaptığın?
Hoca sıktın artık şu belhanda'yı al diyorum!


ilk değişiklik
Hocaaa naaptın yahu onyekuru çıkar mı şu dakka?
Bari Belhanda'yı da al

Ohoo belhandayı al diyoruz Selçuğu sokuyosun!  Bak yedircen üçüncü golü o olacak?

Soldado ve Belhanda kafa tokuşturması diklenmesi şeysi sonrası;

bu Belhanda başımıza daha ne işler açacak acaba?

Maç sonu


Hasan Şaş!!!  
düşünce balonum şişerken haddini aştı ve patladı. 
eror!






8 Mart 2015 Pazar

psikolojik üstünlük üzerine bir de böyle düşün! celer...

Neyin psikolojik üstünlüğü varmış Saraçoğlu’nun biri söylesin bana? Bence Saraçoğlunda oynamak sağlasa sağlasa Galatasaray’a psikolojik üstünlük sağlar; Fenerbahçe hangi istediği sonucu alabildi ki en nihayetinde; Türkiye Kupasını kaybetti , Sounes’e bayrak diktirdi. 



Boşuna Ulubatlı Sounnes demiyorlar adama; şampiyonluğu kaybetti, kupayı vermemek için utanmadı sıkılmadı elektrikleri kesti sonunda nooldu cimbom aldı kupayı... 



16 senedir kaybetmiyomuş…canı sağolsun; senede bir gün diye bi şarkı var, zeki müren çok güzel söyler o şarkıyı….
bak;