8 Eylül 2018 Cumartesi

drifter is back!

"pırıl pırıl güneşli olmakla birlikte , Cumartesi sabahı yine palto havası vardı ortalıkta..."

Allam bu iklime nasıl alışır insan?
sızlanmalarımdan anlayacağınız üzre Hollanda'ya intikal etmiş bulunuyorum.

Barcelona'da aklım,gözlerim,kalbim, böğrüm, ciğerim... işte işe yarar ne varsa orda kaldı. Ha bir de bilgisayarım... O, 'ben dönmem yazı olmayan memlekete beni buraya göm' dedi.
Huzuur içinde yat ey cefakar!

söz verdiğim gibi bir barcelona günlüğü tutamadığımı düşünüyorsanız çok yannış tanımışsınız beni. Tuttum! sadece dijital değil.
Yine birbirinden değişik izlenimler (bana göre tabi), pırlanta insanlar, alaca karanlık kuşağı hikayeleri, sanat ortamları dedikoduları falan filan...
Noolur yaz çok okumak istiyoruz dediğinizi duyar gibiyim.
Ayıbediyorsunuz tabiiki yazıcam.

önce size şu arkadaşları takdim edeyim.
'arkamdan konuşma' grubu ya da 'Habla de mi en presente' sokak müzisyenliğinden almış yürümüşler.  Dedim biz de de 'yüzyüzeyken konuşuruz' diye bi grup var, nezaketen etkilendiler.


bu da 
ev halleri 



canım üç sene önceki halleri; şimdi daha bi toparlanmışlar her biri düzgün bi kız arkadaş edinmiş filan; Barcelona'dan turneye çıktılar, Avrupa turnesi kapsamında yakında istanbul'a da geleceklermiş haberiniz ola...


  

7 yorum:

N.Narda dedi ki...

Şarkılar süper.

drifter dedi ki...

Evet bence de pek tatlı şarklılar,
ondan mütevellit paylaşayım dedim :)

Serhat dedi ki...

Öncelikle hoş gelmişsin..

Daha önce de Hollanda'da bulunmuştun değil mi? Aklımda dönem dönem İspanya ve Hollanda'da yaşayan bir Türk vatandaşı olarak kalmışsın :)

drifter dedi ki...

Kısmen doğru kalmışım.
Hollanda'dan sürekli otutum izni alıp kapağı ispanyaya atmaya çalışan bir Türk vatandaşı dersek tam beni tanımlayacak :D

Serhat dedi ki...

O sürekli oturum izni için şu an ülkede dünyaları verebilecek birçok insan olduğunu tahmin edebiliyorum ama cahilce yorum yapmak istemem, elbet geçerli sebeplerin vardır matadorların ülkesini tercih etmen konusunda :D

drifter dedi ki...

var tabi olmaz mı?
ayrıca,
boğa güreşleri tarih oluyor yakında yasa çıkmak üzere. O kötü huylarını da bırakıyorlar hayırlısıyla :D

Serhat dedi ki...

No boğa güreşi, yes domates savaşı diyoruz o halde :)