27 Temmuz 2017 Perşembe

Pilates

yolculuk dediğin uçakta pilates hocası komşusundan öldüresiye nefret eden yüz küsur kiloluk bir Hollandalı kadınla Ebru Şallı gıybeti yapan bi Hollandalı-Türk kadının yanına düşmektir.

Pilates hocalarına ve pilates konseptine bakışımı tümden değiştirdi diyemem ama iyi bi sarstı diyebilirim. Bu blogda hiç böyle şeyler yapmıyorum ama içimde tutamayacağım yazacağım.

Kadıncağızın kilo problemi var; şişmanlıktan ziyade sağlık sorunları yaratacak türden bir kilo problemi: bakınca anlaşılan cinsten. Neyse günün birinde bunun yanına genç, çevik bir kızcağız taşınıyor; Pilates hocasi... Komşuluğun ilk günleri gayet keyifli; kapıda karşılaşınca gülümsemeli selamlaşmalı filan... Gel zaman git zaman 'sen necisin? ne yaparsin?’ diyaloglarına evriliyor yan komşuluk. Kızın pilates hocasi olduğunu öğreniyor bizimki. Dediğine göre kendisi pek ilgilenmemiş önce ama Pilates hocası olan tutturmuş ben sana pilatesle kilo verdiricem diye... dayanamamış bizimki ısrarlara. Bunlar pilates seanslarına başlamışlar: her gün bir saat pilates yapıyorlarmış üstelik bu seanslar icin para almıyormuş pilates hocasi komşu. (Bu bana pek garip geldi sordum tabi. ) Sözüm ona diyormuş ki; sen benim özel öğrencimsin ‘challenge’ımsın. senden para almayacağım. Neyse bir süre sonra dersleri vidyoya çekelim; gelişimini daha iyi görürüz demiş. Bizimki başta pek hoşlanmamış bu fikirden ama ısrar edilince pek üstünde durmamiş. Hatta bazı vidyoların çok komik olduğunu birlikte oturup güldüklerini itiraf etti. Buraya kadar alttan alttan gelen jaws müziğini duydunuz mu bilemiyorum ama... sonunda ortaya çıkıyor ki bir sene boyunca çekilen o vidyolarla sen pilates hocası olacak köpek balığı, kadının adına bir youtube kanalı aç adını da ‘pilates for fattys’ koy... tıklanma rekortmeni ol, malı götür! Pes dedim.

Bu hikayenin üzerine Hollandalı Türk olan aldı mı sazı eline... Pilates üzerine bildigi tek şey ve kişi olan Ebru Şallı'yı bir anlatışı var. gazeteye düşen haberi bir çevirişi var Hollandalıya... Yaşamak lazım. Pilates dediğin zaten spor değil bildiğin ahlakın çöküşü!!! tam üç buçuk saatlik gıybet!
Üşenmesem de oturup yazsam ikisinden super kısa hikaye çıkar da yazın ortasında hic işim mi yok allasen?

Neyse asıl diyeceğimi diyeyim. Kadın komşuya dava açmış, tazminat davası... kazanmış da! Memlekete bak be !!! Adalet nelerle uğraşıyor pes!!!
Yunanistan Turkiye şahane tatilde ezmiş parayı bir de...ama nefreti soğumuş; hıncı geçecek gibi değildi... Kindar bu Hollandalılar epey! Tabi bizim Turk’un derdi neydi hiç bilmiyorum ama o da pek bi gaza getirdi kadını; telefonlari alıp verdiler artik
birlikte pilatesle savaş derneği filan mı açarlar allah bilir!!!
Ben hiç bulaşmadım o muhabbete ben yogacıyım kardeş dedim biz bi yerden sonra yannız yürürüz yolumuzda ;)


     

2 yorum:

mabelard dedi ki...

Mahkemenin adalet anlayışına hayran kalmamak mümkün değil. Orada olsam, (tepkisini ölçmek için) kadının soğumayan öfkesinin Türk usulü bir ceza ile serinletilebileceğinden bahsederdim. Ebru Şallı yerine "Fatih Terim"in yaptıklarından örneğin :)

drifter dedi ki...

ağız burun kafa göz usulu :))
Allah galatasarayimizi korusun diyorum
o konulara hiic girmiyorum.