30 Temmuz 2017 Pazar

Uluslararası Antalya Film Festivali’nde “ulusal film” kategorisi kaldırıldı




https://soundcloud.com/medyascopetv/tuncer-cetinkaya-uluslararasi-antalya-film-festivali

çok mühim seyler söylüyor dinlemek lazım.

28 Temmuz 2017 Cuma

dünyanın favori rengi 'marrs yeşili'

dünya çapında:  100 ülkeden 300 bin insana sorulmuş; sonuç herkesin en sevdiği renk bu sene ‘Marrs yeşili’ çıkmış.


27 Temmuz 2017 Perşembe

Pilates

yolculuk dediğin uçakta pilates hocası komşusundan öldüresiye nefret eden yüz küsur kiloluk bir Hollandalı kadınla Ebru Şallı gıybeti yapan bi Hollandalı-Türk kadının yanına düşmektir.

Pilates hocalarına ve pilates konseptine bakışımı tümden değiştirdi diyemem ama iyi bi sarstı diyebilirim. Bu blogda hiç böyle şeyler yapmıyorum ama içimde tutamayacağım yazacağım.

Kadıncağızın kilo problemi var; şişmanlıktan ziyade sağlık sorunları yaratacak türden bir kilo problemi: bakınca anlaşılan cinsten. Neyse günün birinde bunun yanına genç, çevik bir kızcağız taşınıyor; Pilates hocasi... Komşuluğun ilk günleri gayet keyifli; kapıda karşılaşınca gülümsemeli selamlaşmalı filan... Gel zaman git zaman 'sen necisin? ne yaparsin?’ diyaloglarına evriliyor yan komşuluk. Kızın pilates hocasi olduğunu öğreniyor bizimki. Dediğine göre kendisi pek ilgilenmemiş önce ama Pilates hocası olan tutturmuş ben sana pilatesle kilo verdiricem diye... dayanamamış bizimki ısrarlara. Bunlar pilates seanslarına başlamışlar: her gün bir saat pilates yapıyorlarmış üstelik bu seanslar icin para almıyormuş pilates hocasi komşu. (Bu bana pek garip geldi sordum tabi. ) Sözüm ona diyormuş ki; sen benim özel öğrencimsin ‘challenge’ımsın. senden para almayacağım. Neyse bir süre sonra dersleri vidyoya çekelim; gelişimini daha iyi görürüz demiş. Bizimki başta pek hoşlanmamış bu fikirden ama ısrar edilince pek üstünde durmamiş. Hatta bazı vidyoların çok komik olduğunu birlikte oturup güldüklerini itiraf etti. Buraya kadar alttan alttan gelen jaws müziğini duydunuz mu bilemiyorum ama... sonunda ortaya çıkıyor ki bir sene boyunca çekilen o vidyolarla sen pilates hocası olacak köpek balığı, kadının adına bir youtube kanalı aç adını da ‘pilates for fattys’ koy... tıklanma rekortmeni ol, malı götür! Pes dedim.

Bu hikayenin üzerine Hollandalı Türk olan aldı mı sazı eline... Pilates üzerine bildigi tek şey ve kişi olan Ebru Şallı'yı bir anlatışı var. gazeteye düşen haberi bir çevirişi var Hollandalıya... Yaşamak lazım. Pilates dediğin zaten spor değil bildiğin ahlakın çöküşü!!! tam üç buçuk saatlik gıybet!
Üşenmesem de oturup yazsam ikisinden super kısa hikaye çıkar da yazın ortasında hic işim mi yok allasen?

Neyse asıl diyeceğimi diyeyim. Kadın komşuya dava açmış, tazminat davası... kazanmış da! Memlekete bak be !!! Adalet nelerle uğraşıyor pes!!!
Yunanistan Turkiye şahane tatilde ezmiş parayı bir de...ama nefreti soğumuş; hıncı geçecek gibi değildi... Kindar bu Hollandalılar epey! Tabi bizim Turk’un derdi neydi hiç bilmiyorum ama o da pek bi gaza getirdi kadını; telefonlari alıp verdiler artik
birlikte pilatesle savaş derneği filan mı açarlar allah bilir!!!
Ben hiç bulaşmadım o muhabbete ben yogacıyım kardeş dedim biz bi yerden sonra yannız yürürüz yolumuzda ;)


     

drifter is back!! Şarkısı

26 Mayıs 2017 Cuma

bu gecenin muhteşem parçası ve bir yaz gecesi rüyası



Over hill, over dale,
Thorough bush, thorough brier,
Over park, over pale,
Thorough flood, thorough fire,
I do wander everywhere,
Swifter than the moon's sphere 

(Bir yaz gecesi rüyası - II. perde;  sahne I ) 

14 Mayıs 2017 Pazar

drifter’in düşünce balonu

maasallah maasallah snijder de gol başına 1 milyon öyro alıyor herhalde!!! 

27 Nisan 2017 Perşembe

bugunun sarkisi

The Path dizisinin ikinci sezonunu seyrediyordum birden bu adam cikti karsima!


bu parçanın her yorumunu dinlemek istiyorum.


sonra fark ettim ki o adamdı andrew bird: en sevdigim kadin vokallerden biri olan Fiona apple’la gelmis gecmis en guzel düet viyosunu çekmişlerdi.


22 Nisan 2017 Cumartesi

23 Nisan



Pazar günü Anıtkabir'deyim; epeydir gidesim vardı; kısmet bu pazarmış; 23 Nisanı Ata'yla kutlamayı da yasaklayacak değiller inşallah. izmir marşıyla geldik ne fayda: ati alan uskudara gecmisti malumunuz: ben de bi ankaraya geceyim bari diyorum: ağzımızın payını aldık dönüyoruz zaten; bari gitmeden Ata'ya bi Fatiha okuyalım.
  

penguen!


penguen'in son dört sayısı mühimdir, edinilesidir,! demedi demeyin.

çok acayip vidyoklip

drifter'ın düşünce balonu

hala cumhurbaşkanlığı sistemi diyorlar!
sistem?
bişeyin sistem olabilmesi için 'allpicable to all problem instances' olması / tüm olasılıklara uygulanabilir olması;  yani değişenler değiştiğinde de çözüm metodu sunması lazım.
e bu RTE'nin olmadığı bir denklemde uygulanabilir bir şey değil ki; zaten öyle bir denklem kıçımızı yırtsak kuramıyoruz. onun için sistem diyemeyiz.
hiç bir şey diyemeyiz.
anca gak! deriz.

14 Nisan 2017 Cuma

drifter'ın düşünce balonu

ayyy fena!
valla nazarım değdi ; demek değiyormuş benim nazarım...
şu son yediğimiz gol oncesi "vay be Fabri iyi iş çıkarıyor içinden bir Muslera çıktı”diyordum ki:  adam bi saçmaladı, bi tuhaf bişey oldu; kaleci olduğunu unuttu; hatta nerde olduğunu filan unuttu...
nooldu öyle? hiç anlamadım.
ne diyim?
tüh! 

13 Nisan 2017 Perşembe

gördüğüm en güzel suluboya resimler bunlar olabilir!




Elicia Edijanto Endonezyalı bir ressam ablamız. kendisi sadece siyah beyaz arası tonları kullanarak sulu boya yapıyor;  Ben ki sulu boyadan pek haz etmem bu resimlere hayran kaldım.
“My subject are often children and animal because they are honest, sincere, unprejudiced and unpretentious,”
demiş bir röportajında. 







web sitesinde gerisi mevcut her biri birbirinden şükela...

9 Nisan 2017 Pazar

çok güzel pazar şarkısı Limp Twins - Sunday Driver


rüyamda bi uyanıyorum: 16 nisanmış radyoda bu şarki çalıyormuş! 
   aman bi huzurlu sabah! sorma...
hayırlısı!





21 Mart 2017 Salı

liste


- Kahire (Mısır)
- Amman (Ürdün)
- Kazablanka (Fas)
- Doha (Katar)
- Riyad ve Cidde (Suudi arabistan)
- Abu Dabi ve Dubai (Birleşik Arap Emrilikleri)
- Kuveyt kenti (Kuveyt)

ve istanbul!

okunacak kitap; Baharat Ülkesi'nin Hazin Tarihi

20 Mart 2017 Pazartesi

pazartesi pazartesi aklimiza vaya con dios düşürüp güneş paylaşan Mithad Selim'e selam olsun...


reklama bak!

17 Mart 2017 Cuma

cuma aksami warm up kafalari



spend all your time
spend all your time
spend all your time
falling !

16 Mart 2017 Perşembe

Paterson diyorum!

sadece ama sadece oyuncuları için seyrettiğim seyrederken oyuncularının gözünün içine baktığım filmler var. PATERSON onlardan biri... ne anlattığının hiç bir önemi yok. Bu kadro 10 tane daha film çekse; (ama Paterson filminde oynayan tüm oyuncular kopek de dahil diyorum) sıkılmam seyrederim.




Dikkat ettiyseniz Jim Jarmusch'dan hiç bahsetmedim! :)

11 Mart 2017 Cumartesi

Günün kısası ; BAT EYES!



William Buttler Yeats'in aşkından öldüğü Irlandali artist Maud Gonne'a yazdigi bilinen 'when you are old' şiiri etrafinda dönen bir kısa film.
Kadın haklari savunucusu Cumhuriyetci Maud Gonne'a dört kere filan evlenme teklif etmis Yeats hayati boyunca... Kısmet değilmiş demekki!

Şiirin tam metni şöyle;


When you are old and grey and full of sleep, 
And nodding by the fire, take down this book, 
And slowly read, and dream of the soft look 
Your eyes had once, and of their shadows deep; 

How many loved your moments of glad grace, 
And loved your beauty with love false or true, 
But one man loved the pilgrim soul in you, 
And loved the sorrows of your changing face; 

And bending down beside the glowing bars, 
Murmur, a little sadly, how Love fled 
And paced upon the mountains overhead 
And hid his face amid a crowd of stars. 


bu da Maud Gonne'nın ölümünden  5 yil önce çekilmiş bir fotografi yaşlı,  gri ve uykulu;
ateşin başında elinde Yeats'in kitabi...




8 Mart 2017 Çarşamba

bu arada...

Yeraltından Notlar (¡): Kadın mücadelesine selam olsun: 8 Mart kadınlara çiçek alma günü değildir. 8 Mart, 1857 yılında daha iyi çalışma koşullarıyla greve giden 120 kadının barikatlarda hunharc...

bugunun sarkisi! Yener Çevik - Tablo | feat. Eypio, Hayki ( Prod. Nasihat )


SÖZLER

-YENER ÇEVİK-

9, 10 yaşım sokakta gevrek
Sabah 4'te uyanıp işe gitmek
O sıralar öğrendim kolay değil ekmek
Almak için koşmak gerek
Semt toprak, yağmurda çamur
Bimden 1kilo un üstüne hamur
Alamıyom eti rejim etmem kabul
Bin mülteci dolu habibi bavul
İstemiyo, döner ama dönmüyecek
Sevgiliye hediyede kopan çiçek 
Kopup gidek üzenden öncesi
Mutlu etmeyende meşgul etmesin
Artık böyle eski şarkılar
Entele modernlik bizlere arabesk
Adın tende değil bende saklı yar
Kimi zaman legal kimi protest

Nakarat

Elinde tütününü sarar
Gözünden akan yaşı sarar
Bi bank üstünde sabah 
Edenin mi BU GÜNAH

-EYPİO-

Greenpaece gibiyim yeşille başladım
Çalıştım konfeksiyon kotta taşladım
Votkayla rusyada makarna haşladım
Benim kızım baba dediğinde otuzdu yaşlarım
Yirmi küsürlerimde çatıktı kaşlarım
On beşimde hep nasırla dol avuçlarım
Hayat dediğin filmi oğlum hep karışladım
...kenler hep tanışlarım, bu raplar haykırışlarım
Bi kalk bi kalk bu katlanışlarım niye
Sordum kendime nedendir saklanışlarım
Anti deprasan yoluyla haplanışlarım
Adımapo diye benimde hep yasaklanışlarım
Dostlarından yersin oğlum hep kazıkları
Boğazında düğümlensin hep rızıkları
Miilet toplar bütünleri, sen bozukları
Bu YENER ve EYPİO ve çek kılıçları

Nakarat

Elinde tütününü sarar
Gözünden akan yaşı sarar
Bi bank üstünde sabah 
Edenin mi BU GÜNAH

-HAYKİ-

Bırakında gülelim bi bitmediki hüküm
Düşünmedik üşenip ve tekmeledik düşeni
İstediğini kazanınca azaldımı yükün
Bi duman olup doldu geri boğazından içeri
Mideme vuran bu şey acıdanda beter
Sekiz metre kare yerde yaşanır mı? Yeter
Penceremde duvar, nefesimde duman
Umut karın doyurmaz ama ayaktada tutar
Soğutmadan uzat burda işler hızlı
Başaramayanlar İSTANBULA kızdı
Ne bir kadın ne şiir nede şarkı
Konuşulan tek şeyde parasızlık
O da yaşamak için eline koz
Koluna eş satın alır yanına dost
Ama bu ne beni güldürür nede seni
Boş kafaların, boş fikirleri

Nakarat

Elinde tütününü sarar
Gözünden akan yaşı sarar
Bi bank üstünde sabah 
Edenin mi BU GÜNAH

7 Mart 2017 Salı

BANKSY DUVARA KARSI!!!

pek afili baslik oldu!





- Banksy Otel acmis? 
- valla mi? gitsek ya? nerde acmis?
- haa gidersin belki filistin israil arasinda bi duvar var bildin mi? yanniz israilden gecis yok filfistinden gitcen dumduz! orda otel! 
- yapma be o biraz agir kacmis!
bi de: otel duvara mi bakiyo ne?
-aynen dünyanın en cirkin manzarali oteli diyorlar!
-cok cool!







sputnik'te okudugum kadariyla bir kac gun once acilmis otel, acilana kadar da operasyon son derece gizli yurutulmus.  sanat, protesto, turizm hepsi birbirine karismis tuhaf bir proje. Tutar mi orasi mechul ! lokasyon sebebiyle diyorum!!!
ama ilginc tabii...

haha detayli bilgi , rezervasyon ve daha fazla resim icin buyrun tiklayin:








28 Şubat 2017 Salı

gunun vidyosu; demokrasi denen bisey var!




Karizmatik sesli adamin su yukardaki vidyoda animasyonlarla izah ettigi gibi Tocqueville´e bakilirsa bu demokrasi demokrasi diye kicimizi yirttigimiz siztemin bir kac puruzu var.
haa,  "Tocqueville mi kalmis allasen!" diyenleriniz de olabilir: olsun yine de yazcam.

Alexis de Tocqueville, Democracy in America kitabini yayimladiginda yil 1835. Political philosophy alaninda yazilmis gelmis gecmis en onemli eserlerden biri kabul ediliyor. Amerikan toplumu hakkinda yaptigi gozlemler, o bicim keskin; ozellikle o gun, bir Firansiz icin.

Napolyon Avrupasindan bakinca bayagi bi gideri var gibi gorunen bu sistemi, 'yerinde  inceliyim ben en iyisi' diyip, Fransiz devletinden kaptigi gibi bursu, solugu Amerika'da aliyor.   o zaman Amerika, Amerikanin yarisi kadar filan. Baskan Andrew Jackson, demokrasi ve reform cagi, pazar devrimi olmus; o bicim terakki var... 9 ay eyalet eyalet geziyor.
Ne demokrasi seysiymis vay anasini' diye diye donuyor fransaya.

sonuc:
'eyvallah ! insan evladi tam kendine layik sistemi bulmus... bu sistem dunyanin her bi yanini ele gecirir ilerde herbikimseler bu sistemin hastasi olur, ufak bir iki puruz var ama onu da kim takar?'

dememis tabi;

oturmus yazmis da yazmis... (Amerikalilarin okumadigi kesin! okusalar o gunden bu gune belki biseyleri degistirirlerdi.)
biz de outrup okuyacak degiliz tabi (oturup bisey okuyacak olsak yakinda tabi olacagimiz anayasa maddelerini okuruz degil mi?)

onun icin bize kitabi 5 maddede ozetleyen bu vidyoyu seyrediyoruz.

Demokrasinin kara yuzu:

1 Demokrasi insani paragoz yapar! 
- haydaaa!

 e napalim adamin ilk gozlemi bu olmus toplumla alakali.
bakmis ki amerikada milletin dini imani para! avrupalinin -alla' icin simdi!-  hayat, yasamak filan diyince aklina ilk gelen para degil. Niye degil? e cunku fakirin para dusunecek hali yok cunku hayati boyunca elde etmesi imkansiz, zengin de para dunecek degil ya zaten refah icinde takiliyo...
dolayisiyla bir avrupalinin yasadigi hayati degerlendirmek icin para bir kistas degil.
oysa demokrasi olsa tipki Amerika'daki gibi zengin veya fakir herhangi bir insanin oyunu dogru oynarsa ve sistemin suyuna giderse paraya ulasabilmesi mumkun olacakti. Bu da imrenilesi. takdir edilesi bir sey degil de nedir?
- ama iste 'asiri zengin olma tutkusu' insan zihninin en tehlikeli hastaligi... manevi ve entelektuel hayati bitiriyor... gozlerinde dolar cakan insanin ilim irfanla ne isi olur degil mi?
ohooo dusundugun see bak!
gozlerinde dolar cakan toplumun ilim irfan sahibi insanla zaten isi olmaz?

2. Demokrasi haset ve utanc sahibi yapar!
- o nasilmis yav?
  
soyle ki;
simdi prensipte herkes mal mulk, cit cubuk sahibi olabiliyo ya demokrasi olunca guya; bazilari bunun hakkaten her caliskan insan icin gecerli oldugunu filan saniyo... oyle degil! oyunun baska kurallari var! deli gibi calisiyosun cabaliyosun bi turlu olmayinca anliyosun oyle olmadigini ama olsun umut fakirin ekmegi ye memed ye... sonra memed kic ustu oturunca utaniyo, ama bi sikime yaramayan, kendisinin yarisi kadar calismayan komsusu bi sekil mali goturunce hasetinden catliyo...
simdi burda niye isyan cikmiyo derseniz: toplum oyle bir yarilmis ki tepedekiler ve asagidakiler diye...asagidakilerin tepedekilerin parasinda pulunda gozu yok; derdi kendi tabakasindakiyle asik atmak. alttaki alttakine haset edecek: tepedeki tepedekine... kimse kimseyi tepeleyemiyor anca haset edebiliyosun! boyle bir huzursuz duzen ; ama duzen!
sonra bu duzende yasayan insanciklar haset ve nefretten oyle bir kusacak hale geliyorlar ki; kusmuyorlar gidip Trump'i baskan seciyorlar!

3. Demokrasi zorbalik getirir! 

- neyin zorbaligi?
- cogunlugun zorbaligi!

demokrasi aslinda kulturel gelismisligi hos gormez, cogunluk gercek erdemi, gercek iyiyi, gercek olani kendi varligina tehlike olarak algilar ve zorbaligi devereye sokarak erdemi kusa cevirir kendi seviyesine indirir. cnn onun icin var mesela! Zorbalik arttikca kalite duser, kalite dustukce zorbalik artar...

4. Demokrasi otoriteye kil olur!

Otorite de neymis? Demokrasi denen bisey var! referendum denen bisey var hic mi duymadin?
Herhangi bir konuda otorite olamak icin okumak, yazmak , cizmek, calismak, dusunmek, kafa utulemek... bunlar ne bos isler! mesela bir ulusun anayasasini yapmak icin anayasa profesoru olmaya ne hacet? demokrasi denen bisey var di mi? ver coskuyu demokrasiye bes dakkada besiktas cillop gibi anayasan hazir! tepe tepe kullan.

5. Demokrasi oyle sanildigi gibi dusunce ozgurlugunu filan iplemez!

yok deve!
demokrasi dedigin her farkli gorusun dikkate alindigi sistem degil miydi?
oyle! aynen oyle!
farkli gorus bulursan dikkate alirsin!
ama bu noktada 3. maddeye donmeni onerecegim arkadasim! sonra gel konusalim guzel guzel!
sabahlara kadar!
cnn'lerde, haberturklerde, kanal d lerde...
nerde istersen cadde boydan boya!!!
(bu lafa da bitiyorum; yeri geldi mi hemen yapistirasim var!)





   

15 Şubat 2017 Çarşamba

13 Şubat 2017 Pazartesi

Herşeye de bir cevabınız var!


şu Galatasaray'daki 50.yıl Cumhuriyet Anıtının akıbetini diyorum.
Mimar Korhan Gümüş mevzuyu gündeme getirmiş; İstiklal caddesindeki alt yapı çalışmasında Anıtın zarar gördüğüne bazı parçalarının moloza karıştığına dikkat çekmişti. İBB beyaz masadan cevap gelmiş. Cevap şu; yok öyle birşey, anıt zarar filan görmemiştir, kırılan parça filan yoktur dolayısıyla moloza karışan bişey yoktur.
şu yukarıdaki resme bakın bi allaaşkına...
Yuh ve de pes! ve dahi çüşşşş!
50. yıl Anıtı diyorum!
şunu vatan haini yapmaz be
etrafını çevirecek bir brandanız da mı yok?
yazıklar olsun!

herbişeye cevabınız var ama,
koskoca bina çöktü;
- e biz binayı boşaltmıştık, yıkın demiştik bizden günah gitti!
yurtlarda yangın merdivenleri kilitli
- e kızlar kaçıyor, ya da  erkekleri içeri alıyorlar naapalım?
zübeyde hanım büstü çalındı,
-e biz büstün başını mı bekleyelim,
50. yıl Anıtı?
-bişey olmadı ki...

ama bizim milleti bu cevaplar tatmin ediyo demekki! Allah kabul etsin.




9 Şubat 2017 Perşembe

kabusların fotoğrafçısı

Hani bazı insan kafasını koyduğu gibi yastığa horlamaya başlar...Maaşallah ne gam ne tasa!
Nicolas Buruno o insanlardan değil.  
Şu aşağıda gördüğünüz fotoğraflar Nicolas Buruno'nun kabusları.
çocukluğundan beri kafasını yastığa koyar koymaz horuldayan insanlara kin garez beslemiş bu sanatçımız yarı uyur yarı uyanık geçirdiği geceler boyunca gördüğü tüm o halüsinasyonları, korkunç imgeleri, sahneleri fotoğraflarda yeniden yaratıyor. 

rem uykusuna geçememekden muzdarip bu abimiz uyku günlüğü tutarmış lisedeyken.
sonra fotoğrafçılığa merak salmış, okula yazılmış;  ama tabi okulu bitirene kadar facebook, tumblr, instagram herbirimiz fotoğrafçı malum...dünya üzerinde çekilmemiş fotoğraf kalmadığı için zaten kaçak olan uykuları hepten kaçmış olsa gerek...
sonra evreka!
dünya üzerinde çekilmemiş tek fotoğraf benim kabuslarımın fotoğrafları arkadeş! demiş.
işe koyulmuş!



yani muhtemelen böyle olmuştur diye düşünüyorumtam emin olamamakla birlikte zira  şu aşağıdaki linkte bulacağınız web sitesinde snatçının bio'su kısmında hiç bişey yazmıyo...






Bütün hikayeyi de hepten yazmadık canım bir kısmını da röportajında söylediklerinden çıkardım. 
röportajında ayrıca Caravàggio, Caspar Friedrich, Jacques-Louis David ve Gilles Beloeil gibi sanatçılardan da biraz fikir afırttığını itiraf etmiş bence biraz da Magritte'ten afırtma var onu söylemeyi unutmuş yannız!
diğer fotolar burda!

Bugünün hayır şarkısı



https://www.youtube.com/watch?v=EFCS8oK2pJ8


Bilim, sanat ve eğitim özgürlüğü için,
Hayır Hayır olamaz Hayır olamaz Hayır!

4 Şubat 2017 Cumartesi

Joanie 4 Jackie / Big Miss Moviola Project 300 filmlik arşiv açıldı.


Bu Miranda July yaman kadındır. Öyle doğmuş, yapacak birşey yok; bazı kadınlar yaman doğarlar yapacak bir şey yoktur!

Neyse kısaca anlatıyorum;
Joanie 4 Jackie Miranda July'nin 1995'de, kendisi 20 yaşında bir üniversite terkken başlattığı bir feminist underground filmcilik projesi. Henüz iphone facebook filan yok, yahoo'lu alta vistalı yıllar düşün artık.


Tek hayali film çekmek olan gencecik bir insanın  finans, teknoloji, lojistik filan gibi yetersizlikler yüzünden bir türlü sektöre girememesi, ve ama yine de;  kadın olması hasebiyle zaten 1-0 yenik başladığı maçtan 'bir puan olsun alır, berabere bağlarım' gayreti ile ortaya çıkmış, yaratıcılığının ürünü bu proje kendisi gibi yüzlerce kadına karanlıkta el yordamıyla da olsa basılacak bir düğme olmuş bu güne kadar...  

'bana film çek gönder; ben de sana bendeki çekilmişleri göndereyim, sonra bir yerde buluşur toplu gösterim yaparız; filmin izleyiciye ulaşır, belki sinemada oynamaz ama bir perde buluruz be cicim gösterecek' şeklinde gayet punk, hoppala yarim yaz geldi tarzı bir poster, flyer'la yüzlerce kadına ulaşmış ve şimdi bütün o kadınların çektiği filmler şu arşiv linkinde...
http://www.joanie4jackie.com/
http://www.joanie4jackie.com/chainletter-tapes/

linkler 1995'den bu yana mektup zinciriyle yıl yıl toplanan filmeleri listeliyor.
bir film çekme isteğiyle yanıp tutuşmak o gün böyle bir şeydi. Bugün ise film çekmek ne kadar herkesin yapabileceği birşey öyle değil mi?
ama o güne kıyasla orjinal işlerin sayısı ne kadar az...





Miranda July bu projeyi onun için ne ifade ettiğini şu videoda anlatıyor.
buyrun;

1 Şubat 2017 Çarşamba

Beirut - No No No

Bugün Osmanoğulları Ltd. Şti'de satılan Nilhan Osmanoğlu'nun dedesinin donunun çin malı kopyasına Hayır diyorum arkadaşlar!!!
bu linki tavsiye ediyorum!
http://haber.sol.org.tr/blog/serbest-kursu/aytek-soner-alpan/osmanogullari-ltd-sti-evet-dedemin-donunun-cin-mali-kopyasi


30 Ocak 2017 Pazartesi

bugünün hayır şarkısı!




Yunanı denize döken bir Ordunun Genel Kurmay Başkanı'nın bugün Bodrum'un kayalıklarına bile çıkamamasına No No No diyorum!

http://odatv.com/dun-baskanlik-yokken-iki-ustegmen-on-astsubayla-gittigin-kayaliga-3001171200.html
bugün Yunan Basınında rövanşı aldık, Türkleri denize döktük filan diye haberler çıkıyormuş bir kere daha amy'le birlikte No No No diyorum!!!!

29 Ocak 2017 Pazar

drifter's pick! pazar sineması! tür: bullshit movie



bana kalırsa sinema Being John Malkovich'le bitti. 
sonrası falan filan...
alla allaaa! benim blogum ; benim fikrim!!!
neyse;
şu sıralar en hoşlandığım tür; 'bullshit movie' türü... (haadi beh!  hikaye buraya nassı bağlandı yav? dedirten filmleri koyduğum kategori) bu tür filmler adının hakını verebilmek için içlerinde anlamlı anlamsız ama en sonunda kesin anlamlı ya da hepten ilgisiz herşeyi barındırabiliyorlar; işte tam da bu yüzden bayılıyorum. 
pek güzel bir örneği Too Late. 
buyrun burdan...


İşte burda linki; cillop gibi 2015 yapımı!!! 

28 Ocak 2017 Cumartesi

No No No! Bugünün şarkısı



Bu da Fitch , S&P, ve Moody's raporlarına tepkimiz baabında...
Notumuzu aldık!




26 Ocak 2017 Perşembe

günün şarkısı!

OHAL'de referanduma giden canım Türkiyeme... 
  

25 Ocak 2017 Çarşamba

hiç olmuş mu şimdi bu?


yoga'nın da bokunu çıkartmasaydınız keşke...
Berlin'de yeni trend Bier yoga!
tabu deviren Alman yogiler bira içip şekilden şekle giriyorlar...
allaamüstaakınızı versin! 
inanmazsan bak; 


23 Ocak 2017 Pazartesi

Drifter'ın düşünce balonu

O değil de, Yahya Jammeh artık ülkeden kaçarken bile ancak 11 milyon yürütebildiyse vah Gambia'nın haline... Hazine hakkaten tam takır demekki. 11 milyon ne ki lan? bizimkilerin çerez parası...bıbıcım tapeleri geliyor da aklıma; biz o miktarı sıfırlamaya tenezzül etmiyoruz. Vah Gambia'nın haline hakkaten!

13 Ocak 2017 Cuma

çöküş



Yahu bu nasıl bir çökmek? 
bu şekil çökme tehlikesi olan bir binayı 2015'den beri orada tutuyorsunuz hadi buna cevabınız hazır peki binanın çevresine bir güvenlik önlemi alınmaz mı? bir şerit filan çekilmez mi? etrafı kapatılmaz mı?
Yuh ve de pes! 


10 Ocak 2017 Salı

muhteşem gif!

                                     Atamızın bakışını ve işaretini gördü mü herkes?
iyi!




dinle, not al ve itaat et!

zira;  "totaliter rejimlerin entelektüellere ve sanatçılara sunabileceği tek özgürlük dinleme, not alma ve itaat etme özgürlüğüdür!"

yalan mı???

vay be Zygmunt Bauman da sizlere ömür! toprağı bol olsun!

9 Ocak 2017 Pazartesi

sürmene'deki yangını diyorum...


ulen mangal yakmaya çalışsan yakamazsın şu havada, 15-20 hektarlık alan nasıl bu derece yandı pes!!! hala Anayasa oyluyorlar, yazıklar olsun!!!