6 Eylül 2015 Pazar

Drifter erdi muradına siz çıkın artık kerevetine filan…



Öldüm mü kaldım mı bi soran olmadı teessüflerimi bildirerekten özgürlükler ülkesi Hollanda The Netherlands’dan selam ederim.
Bugüne bügün uyuşturucu, sex ve başka ne vardı bilemedim şimdi ama bilimum şeyin serbest olduğu (bana ne faydası olacaksa artık amma nümayiş yaptım) yeni cennet tabir edilen ‘düşük arazi’(böyle mi çevriliyor bu ‘lowlands’)de oturma iznim çıkmış bulunuyor.  Bu da demektir ki bir flaman banka hesabı açabilecek, standardı 20 küsür mbps hızında fiber internet başvurusu yapabileceğim.
Hı bi’ de kumar serbest; hatırladığım iyi oldu.
(Şimdi bi daha düşündüm de ne işim var benim burada yav?)
Bisiklet;
Bisiklet çok güzel bişey; düz ya burası…
Bir ‘gazelle’ bisiklet ömre bedel ama ben kendime yakışıklı bir Batavus seçtim; ormanda 8 speed gücünde, arkasında postacı çantası; önünde de sepeti var. 
Bir alışveriş kapasitesi ki sorma gitsin. 
Ooh park yeri sorunu yok; mesela  yok anahtarı bırak abla’ydı; otopark doldu valeye ver bariydi gibi dertler yok; paşa paşa bisikletini kitliyosun kapının önüne bırakıp giriyosun markete.

Sonra bir de ağaçlar var…

Acayip ağaçlar var, mesela 8 katlı binanın tepesinden bakan ağaçlar var… Onlar, Van Gogh, Van Gogh değil de henüz Vincent’ken; kısa pantolonuyla karşımdaki koruda pisklete binerken de varmış;  yaa işte o ağaçların arasındaki bisiklet yolunda pedal çevirirken bunları düşünerek, halihazırda kıç dondurucu soğuklar kapıdan baktırmışken önümdeki kışı düşünmemeye çalışıyorum.
Burası Tilburg bu arada; Amsterdam’ın güneyinde Fransa ve Almanya sınırına yakın.
Neyse işte bir süre burada yaşamayı deneyeceğim;


Bir drifter klasiği… hadi hayırlısı! 

5 yorum:

Sabahattin dedi ki...

Hmm. Biliyor musun bir odanın içinde ömür çürüten insanlar da var. Şimdi sen böyle Hollanda, bisiklet turları, kocaman ağaçlar filan deyince... Yahu kıskanmadım ne kıskanacam. Hayret bişey. Ne var yani, ben de odamda hamamböcüğü besliyorum :D

Bak ben de bayadır "Drifter niye hiç uğramıyor buralara" diye düşünüyordum. Hollanda hı, iyi. Ben de Gugıl Haritalar aracıyla geziyorum bazen. Geçen Paris'e gittim öyle, Street View var ya, panoramalar filan... Avcumun içi gibi biliyorum oraları. :D Az sonra da belirttiğin koordinatları gezecem. Bakim nasılmış.

drifter dedi ki...

odalarda ışıksızım, naked lunch kafaları diyorsun; yannız hamamböcüğü besleyeyim bana bulaşmasın kafası yannış! hamamböcüğü beslenmez, hamamböcüğü bir pet değildir. ayrıca o bir de değildir bir ilaçlama şirketi bul odanı ilaçlat derim.
gözlükler yakışmış bıyıklarla iyi gitmiş bu arada...
ayrıca sendeki yetenek bende olacaktı Hollanda da neymiş, pariste iki sergi açmış paranın gözüne vurmuş; sonra sanata rest çekmiş; floridada havuz partisindeydim şimdi koça kıçlı siyahi hatunlar ve rapçi arkadaşlarla... pehhh! kader utansın!

Sabahattin dedi ki...

Paintten; gözlük ve bıyık kombiniyle kendimi sansürledim. Otosansür. Ayrıca sen böyle iltifat ediyorsun ya, bir gün gaza gelip kendimi rezil edeceğim. Hasan Cihat Örter gibi videolar yayınlarım yakında.
(Florida ve koca kıçlı siyahi hatunlar... Töbe bismillah hayali bile güzel :D)

Sabahattin dedi ki...

Bu arada, 4xy teması nasıl olmuş? Bir türlü kafamdaki şeyi yakalayamıyorum. 50 kere değiştirdim biraz zaman geçsin yine el atarım :D

Mjora dedi ki...

bütün özgürlükler arasında sanırım en manidar
alışveriş kapasitesindeki limitsizlik,
gibi...